Arkeolojik Alan Türleri ve Jeofizik

Arkeolojik alanlar çok farklı yapısal ve fiziksel öğelerden oluşmaktadır. Bunların jeofiziksel yöntemler yardımıyla incelenmesi sırasında içerdikleri fiziksel özelliklere bağlı olarak farklı araştırma teknikleriyle incelemek metodoloji açısından yararlı olacaktır. Jeofizik yöntemler yardımıyla kolayca incelenebilen arkeolojik özellikler ve kullanılan jeofiziksel yaklaşımlar aşağıda sunulmaktadır.

Düz yerleşmeler

Bunlar genelde bir anakaya ya da anatoprak üzerine yerleşmiştir ve çoğunlukla tek seviyelik yerleşimlerden oluşurlar. Helenistik çağ ve sonrası yerleşimlerin çoğu bu tür özelliktedir. Ayrıca Orta Avrupa’da bu tür yerleşimler yoğun olarak görülmektedir. Bunlar genelde yüzeye yakın biçimde gömülü durumdadırlar ve bu nedenle belirlenmeleri ve yorumlanmaları daha kolaydır. Özellikle geniş-ölçekli manyetik çalışmalarla bunların belirlenmesi ve görselleştirilmesi günümüzde yaygın olarak yapılmaktadır. Bu tür alanların aranmasında yoğun olarak manyetik araştırmalar yapılmakla birlikte, radar ve elektrik resistivite çalışmaları da yaygın olarak kullanılmaktadır. Diğer jeofizik yöntemlerde gerekli durumlarda kullanılabilmektedir.

Çok katlı yerleşmeler

Genelde Mezopotamya, Anadolu, Balkan, Kafkasya ve Yakın doğuda görülen bu tür çok katlı arkeolojik yapılanmalar jeofizikte belirlenmesi en zor durumlardır. Çünkü bu tür yapılanmalarda arkeolojik konteks çok karmaşıktır ve bu nedenle yeraltındaki yapıların fiziksel özellikleri de karmaşık özellikler içerir. Bu nedenle bu tür yapıların araştırılmasında mutlaka tümleşik jeofizik çalışmalar kullanılmalıdır. Bu çalışmalar içinde manyetik, radar ve elektrik resistivite çalışmalarının birlikte kullanılması yorumlamaya çok önemli katkılar sağlar.

Mezarlıklar

Bu alanlar farklı bir jeofizik araştırma yaklaşımını gerekli kılar. Çünkü değişik boyutlara ve yapısal özelliklere sahiptir (Pythos, lahit, oda mezar, tümülüs, kaya mezarları). Özellikle içine gömüldükleri toprağın fiziksel durumu da bunların belirlenmesinde çok etkili olmaktadır. Bu nedenle bunların saptanmasında manyetik, radar ve elektrik resistivite yöntemlerinin entegre kullanımı büyük önem taşır. Yapılacak entegre çalışmalarla aranılan mezarlar doğru boyutlarda ve derinliklerde saptanarak, bunların fiziksel özelliklerini belirlemek olası olabilecektir.

Arkeolojik yapılar içinde jeofiziğin ilgilendiği temel yapısal öğeler ise; sur duvarları, saraylar, tapınaklar, arşiv ve yönetim binaları, evler, tiyatro, odeon ve stadyumlar, stoa ve agoralar, maden işleme - seramik atölyeleri ve su yapılarıdır.