Güzergâh çalışmaları demiryolu, karayolu, metro, tramvay vb. gibi mühendislik yapıların yapımı öncesi projelendirilmesinden, yapım sonrası periyodik incelemelerine değin geniş bir süreçteki tüm çalışmaları kapsar. Jeofizik yöntemler mühendislik çalışmalarda büyük öneme sahiptir. Günümüzde bu tür mühendislik yapıların yapımından önce jeolojik, jeofizik ve jeoteknik çalışmaların tümleşik uygulaması ve birlikte yorumlanması önemli bir gerekliliktir. Böylece yeraltı sorunları daha ayrıntılı ve gerçekçi olarak belirlenebilir. Ayrıca yapım sonrasında yapılacak periyodik jeofizik incelemelerle zaman içinde ortaya çıkabilecek sorunlarda önceden belirlenebilir.

Karayolları, raylı sistemler, limanlardaki Alt/Üstgeçit, Köprü, Viyadük, İksa/İstinat Duvarı, Tünel, Menfez vb. sanat yapıları doğal koşulların etkisiyle zaman içinde yıpranmaktadır. Büyük öneme sahip bu yapılar üzerinde oluşan bozuşmuş zonlar ve özellikle donatı sistemlerinde ortaya çıkan hayati sorunlar invazif özellikli tümleşik jeofizik uygulamalarla belirlenebilir. Böylece oluşan değişimler ve sorunlar yüksek ayrımlı jeofizik yöntemler (özellikle jeoradar) kullanılarak saptanabildiğinden, sorunlara önceden müdahale etme ve oluşabilecek önemli sorunlar olumsuz bir olaya neden olmadan bertaraf edilebilir. Özellikle bu tür yapılar üzerinde yapılacak periyodik incelemeler bu tür zonların üzerinde oluşan bozuşmaların zamana bağlı olarak saptamasını da sağlar. Bu çalışmalar yoluyla sanat yapılarındaki donatı sistemleri tüm ayrıntılarıyla belirlenebilmekte ve önemli sorunlar oluşmadan çözüm yolları ortaya konulabilmektedir.

Boru ve kablolar günümüzde önemli altyapı elemanlarıdır. Hem temiz su hem de atık su tahliye görevi gören boru hatları, yeraltı elektrik, su ve iletişim hatları da modern kentlerin cadde ve sokaklarının altındaki yaygın biçimde bulunmaktadır. Ayrıca petrol, doğalgaz ve benzeri enerji kaynaklarının taşındığı sistemler yaşamımızda önemli bir yere sahiptir. Bu sistemlerde ortaya çıkan korozyon kökenli çatlaklardan sızan sıvılar yeraltında önemli kirlenmelere neden olabilir. Bu nedenle bu sorunların ortaya çıkarılması önem taşımaktadır. Ayrıca boru ve kablo sistemlerinin yeraltı geometrilerinin, uzanımlarının, lokasyonlarının ve derinliklerinin belirlenmesi de büyük önem taşır. Bu tür altyapıların ve sorunlarının saptanmasında jeofizik büyük önem taşır. Özellikle yüksek ayrımlı bir yöntem olan jeoradar uygulamaları bu tür altyapıların belirlenmesinde verdiği duyarlı sonuçlarla etkili bir uygulamadır.

Betonarme yapılar yüksek oranda metal donatı ve çimento içerir. Bunların kurallara uygun yapılması binanın ayakta kalması ve deprem sırasındaki davranışı açısından önemlidir. Ancak bazen yetersiz ve yanlış malzeme kullanımı nedeniyle sorunlar oluşabilir. Özellikle donatı sisteminde su ve nem etkileriyle ortaya çıkacak korozyonlar yapıların dayanımlarının azalmasına neden olur. Bina açısından önemli bir sorun teşkil edecek bu tür bozuşmaların yüksek ayrımlı jeofizik tekniklerle incelenmesi günümüzde önem taşır. Bu amaçlar doğrultusunda yapılacak jeoradar araştırmaları; beton özellikleri, donatılar içindeki metal barların konumu, çapları, herhangi bir korozyona uğrayıp uğramadığı, içerdiği boşluklar ile kırık ve çatlaklar belirlenebilmektedir. Ayrıca bina içinde görülmeyen diğer olumsuz özellikler de yer ve boyut anlamında incelenerek donatının kalite durumunu denetlemek de olası olmaktadır.

Mühendislik Araştırmaları HİZMET ALANLARIMIZ

  • Güzergâh Çalışmaları
  • Sanat Yapısı İncelemeleri
  • Liman ve Deniz Yapıları İncelemeleri
  • Yüzeyaltı Boru ve Kablo Tespiti
  • Yapı Donatı ve Temel Tespiti
  • Altyapı Araştırmaları ve Haritalama
PROJELERİ İNCELE